Olmaz Sanıyordum Ama Oluyor

“Ne olacak canım gerekirse tuvalet temizlerim, yine para kazanırım.”

Emin olun yaparsınız. Bu fiziksel olarak hiç de zor bir şey değil. Ve çalışmanın, hayata tutunmanın, kimseye muhtaç olmamaya çalışmanın güzel bir betimlemesi de bence.

Asıl zor olan ve hiç düşünülmeyen tarafı işin psikolojik tarafı. İşte orası çok zor! Hele ki belli bir yaşın üstündeyseniz, vizyonunuzun geniş olduğunu düşünüyorsanız, çaresizseniz… Sorun “ben bunlara layık değilim” düşüncesi de değil. Sorun “ben daha fazlasını yapabilirim, daha fazla artı değer katabilirim, benim kapasitem bundan daha fazlası” gibi düşünceler silsilesi. İşte bununla başetmek çok zor.

Başedebilirim sanıyordum, ama zorlanıyorum.

Bundan 1,5 yıl kadar önce, tamamen kendi özgür irademle bir karar verdim ve 20 yıllık mesleğimi bırakarak hayallerimin peşinden gitmeye karar verdim. Yani bile isteye, Türkiye’nin her açıdan en boktan döneminde, konfor alanımdan çıktım. Tam da benlik bir hareket, meydan okumalar 🙂

Pişman mıyım?.. Bu sorunun, konu ile hiç alakası yok ama cevaplamam gerekirse; hayır, asla. Zor mu geçiyor?. Evet, çok zor geçiyor!

Yeni hayatımı kurma çalışmalarım, öyle oldu, böyle oldu, yağmur yağdı, güneş açtı, geceydi, gündüzdü derken teker çamura saplandı. Benim yaptığım hatalar, hedef aldığım noktaların vasıfsız ve açgözlü kişiler tarafından parsellemiş olması, öngörüsüzlüğüm, yanlış yönlendirmeler, gezegenlerin bir türlü arka arkaya sıralanamaması, merkür retrosu, nazar, cin, büyü ve falanlar filanlar… Şimdi ise hayatımı idame ettirebilmek adına haftanın 6 hatta bazen 7 günü, günde 10-15 saat çalışarak motokuryelik yapmaya çalışıyorum.

Pişman mıyım? En başta da açıkladığım üzere, hayır! Ben tüm onurumla, haysiyetimle çabalıyorum. Fiziksel olarak bunun tüm yorgunluğunu da kaldırabilecek kapasitedeyim. Ama işte işin o diğer kısmı. Psikolojik tarafı…

Bunun ne kadar zor bir şey olduğunu geçen gün çok ama çok acı bir şekilde tecrübe ettim. Kapkara bir gecede, hiç bilmediğim bir şehirde, hiç bilmediğim yollarda, kask içinde hıçkıra hıçkıra ağlamak, boğulmak ve bir yandan da motosikleti yolda tutmak. Yalnızlık duygusu!..

Ben ise o anda bir yere CV bırakmaya gidiyordum. CV bıraktığım arkadaş bana dünyanın en harika motivasyon konuşmasını yaptı, ki o bunun farkında bile değildi bence. Ya da farkında mıydı? Yüzümden belli oluyor muydu acaba?. Neyse bilmiyorum ama o, hem içimdeki yıkıntıyı daha da ortaya çıkardı, hem de yolun sonundaki ışığı farkettirdi bana.

Ve….
Tüm bunları yaşayabileceğimi az çok tahmin edebiliyordum ama çok da sorun olacağını düşünmüyordum. Bunlarla başedebilirim sanıyordum. Evet başediyorum, ben güçlü biriyim ama çok zormuş. İnsanı paramparça ediyor. Utandığımdan değil. Beni ayıplayan varsa, ona kendi minik oyun havuzunda iyi eğlenceler dilerim 👍 Sorun, çıkışı bulmakta zorlanmak ve “benim kapasitem daha fazla” düşüncesi.

Yani; olmaz sanıyordum ama oluyor!

Evet, şimdi tekerler çamura battı. Hatta dördü birden. Ama yok, ben motosikletçiyim; ikisi birden 🙂 Lakin, elbet çıkacağım o çamurdan.

Her şey güzel olacak; ne kadar zaman alsa da 🌻

Bir Cevap Yazın